bojack-horseman-sendromu-varolusal-nihilizm

Varoluşsal Nihilizm ve Bojack Sendromu

Varoluşsal Nihilizm nedir ? Bojack Horseman sendromu diye bir şey gerçekten var mı ? Bazı dizi ya da filmler vardır ki siz de inanılmaz farkındalık yaratır ve hayata bakışınızı etkiler. En sevdiğim bana göre en iyi Netflix dizisi olan Bojack Horseman üzerine bir dizi tavsiye yazısını daha önce şurada yazmıştım:

Fakat karakterin ruh hali ve yaşadıkları her zaman kafamda yer ettiğinden ve zaman zaman ben de böyle hissettiğimden bunun terimsel bir karşılığı olmalı diye düşünüp biraz araştırma yaptım. Araştırma yapınca gördüm ki karşıma iki sonuç çıkıyor. Varoluşsal Nihilizm ya da Kozmik Nihilizm.  Peki nedir bu varoluşçuluk ve nihilizm denen kavramlar ? Konuyu merak edip okuyup fikir beyan edeceklerin az çok aşina olacağına inandığım için kısaca bahsetmek istiyorum. Basitçe egzistansiyalizm yani varoluşçuluk:

Varoluşculuk der ki insan için varoluş, özden önce gelir. Öz, sürekli nitelikler topluluğudur varlık ise dünyada etkin olarak bulunuş demektir. Yani önce varolursun, ondan sonra bir öze sahip olursun.

Varoluşçular sınırsız özgürlük düşüncesine sahip olduklarından bu dünyada aradıkları mutluluğu bulamazlar ve daima bohem bir hayat sürerler. Konuyu özetlemek adına ekşi sözlükteki şu alıntı gayet yeterli olacaktır diye düşünüyorum:

“Modern insan, bir devlet hastanesinin doğum kliniğinde dünyaya geliyor, oradan yuvaya, yuvadan okula, sonra da ya bir fabrika ya da bir büroya geçiyor. Modern insan artık kendi yaşamını sürdürmüyor. Ölümü bile kendinin değil çoğu kez.”

Varoluşsal sancılar ve düşünceler üzerine epey yazı ve çalışma var fakat benim bu yazıda değinmek istediğim ve günümüzde pek çok insanı saran bir sendrom olan Varoluşsal Nihilizm yani Bojack Horseman Sendromu olarak adlandırdığım durum. Varoluşsal Nihilizm ile alakalı bir şeyler araştırınca aslında kendimin de sıklıkla karşılaştığı bir durum olduğunu farkettim zaten Bojack sendromu diye adlandırılmasının sebebi de bu olsa gerek. Aslında temelde varoluşçuluk zeminine oturan ama özelde hiç üzerine inşa edilmiş bir kavram. Bu düşünceye göre hayatımızın bir amacı ya da önemi yok mensubu olduğumuz aile, din, kültür, inançlar tüm meşguliyetlerimiz size yön vermiyor ya da vermeyecek. Bojack Horseman’da bu kavrama ve düşünce biçimine gönderme olarak şu replik yer alıyor:

Evren acımasız umursamaz bir boşluktur. Mutluluğun anahtarı anlam aramak değildir, kendini önemsiz saçmalıklarla meşgul etmektir ve sonra ölürsün.

Ne yaparsanız mutlu olmak için ne kadar çabalarsanız çabalayın. En iyi işe, en iyi eşe, en iyi nesnelere de sahip olsanız günün sonunda bir şekilde mutsuz olacağınıza dair bir paradoks içeren bu sendroma göre insana sadece kendisi yardım edebilir. Oldukça bohem ve yorucu gözükse de zaman zaman her insan bu durumun içine düşmüştür diye düşünüyorum. En azından düşünen, sorgulayan her insanın bir şekilde bir gün bu çukurdan yolu geçmiştir. Zaman zaman yaptıklarınızın başarıya ulaşmanıza rağmen size verdiği tatminsizlik hissi, aniden gelen bu sabah neden uyandım sorgulamaları ya da bu dünyaya geliş amacımız ne gibi düşüncelerinizin terimsel karşılığı işte bu varoluşsal nihilizmden ibaret. Yani pek çoğumuz tıpkı sevgili atımız gibi zaman zaman sendromlar yaşayabiliyoruz. Bu durumlarda düşünerek işin içinden çıkmak, hayatınıza anlam yükleyenin yine siz olması gibi durumlar her zaman sizin çıkarınıza olacaktır. Aksi takdirde mutsuz ve huzursuz bir kişilik olarak yaşamınızı sürdürmeye devam edersiniz. Hoş atalarımız boşuna “Kelin ilacı olsa kendi başına sürer” dememiş ama olsun siz yine de doğrusunu yapın.

Sen arızalı doğdun, doğuştan böylesin. Artık hayatını projelerle, kitaplarla, filmlerle ve kız arkadaşlarla doldurabilirsin ama bunlar seni bir bütün yapmayacak. Sen Bojack Horseman’sın ve bunun tedavisi yok.

Bloğumda pek hem eğitim-öğretim hem teknoloji hem de edebiyat ile ilgili pek çok konuda yazı yayınlıyorum arada böyle karaladıklarım kategorisine dahil ettiğim yazılar da olabiliyor. Özellikle benim gibi kendini anlatamayan biriyseniz günün sonunda yazmak kendini iyi hissettiriyor. Bu konuda bu yazıyı okuyan ya da okuyacak olanlar ve ilgi duyanlar ne düşünüyor çok merak ediyorum. Bu tarz düşünceleri işleyen dizi önerisi isteyenler için Bojack Horseman ve Rick And Morty dizilerini mutlaka tavsiye ederim. Fikirlerinizi paylaşmaktan çekinmeyin. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Yazar Hakkında
Toplam 112 yazı
Gürkan Bilgisu
Gürkan Bilgisu
Dokuz Eylül Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği mezunuyum. Türkçe'nin yabancı dil olarak öğretimi alanında çalışıyorum. Blog yazmayı, içerik üretmeyi seviyorum.
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

×

Bir Şeyler Ara