Gogol-Bir Delinin Hatıra Defteri (Kitap İncelemesi)

Gogol’un Bir Delinin Hatıra Defteri adlı hikaye kitabının incelemesi ile uzun zamandır ihmal ettiğim bloğuma yeniden merhaba diyorum. Bir süredir geziyor, okuyor ve düşünüyorum. Evreni anlamak, kendini tanımak biraz da bohem hayatı yaşamakla meşguldüm bu yazmama sürecinde. Bir süredir Youtube için vlog çekiyor ve içerik oluşturmaya çalışıyorum. Kendi kendime evde kitap okurken neden okuduğum kitapları tanıtan yazılar ve videolar hazırlamıyorum ki diye düşünürken bu yazı ve yazının sonuna ekleyeceğim inceleme videosu ortaya çıktı. Nikolay Vasilyeviç Gogol tarafından kaleme alınan toplam üç öyküden oluşan Bir Delinin Hatıra Defteri Gogol’un aynı adlı öyküsüyle kitaplaşmış. Varlık dan çıkan benim okuduğum kitapta yer alan öyküler şu şekilde:

  • Bir Delinin Hatıra Defteri
  • Palto
  • Burun

Yazıya başlamadan önce kısaca Gogol kimdir ona da değinmek gerektiğini düşünüyorum:

Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 – 4 Mart 1852), Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eserleri Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Ölü Canlar’dır. Gogol orta halli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski köyünde dünyaya gelir. Gogol’un çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır.

Gogol Bir Delinin Hatıra Defteri adlı eserini 1842 yılında yazar. Gerçekçi Rus edebiyatında büyük tesirler uyandıran bu kitap zamanla oldukça popüler olur ve pek çoğumuzun bildiği büyük yazar Dostoyevski’nin Gogol hakkında o meşhur sözünü söylemesine de vesile olur:

Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık !

Dostoyevski

Benim satın alıp okuduğum kitap Varlık Yayınlarından Nihal Yalaza Taluy çevirisi ile beraber çıkmış oldukça güzel bir kapak tasarımı ve çeviriye sahip. Bu tarz klasik eserlerde çevirinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kelime ve cümlelerin sentaksının başarılı ve kakafonik kelime kullanımının az olması okuma zevkini bir kat daha arttırıyor. Zaten Nihal Yalaza Taluy’un çevirileri genel anlamda kabul gören ve başarılı çeviriler. Kitabın içerisinde yer alan üç öykü de birbirinden güzel. Kitabımı okumamışlar için spoiler içermemesi açısından içeriklerinden bahsetmeden kısaca öykülere değinmek istiyorum. Gogol Rus gerçekçiliğinin önemli isimlerinden birisi olduğu için kitaplarında dönemin Çarlık rejimi, Rus halkının yaşamı ve sosyo-ekonomik durumunu baskıcı rejime rağmen kitaplarında oldukça güzel konu ediniyor. Olay ve olguları olanca gerçekliği ile vermek yerine onları tıpkı Kafka’nın Gregor Samsa’sın da olduğu gibi imgeleştirerek vurucu bir şekilde okuyucuya sunuyor.
bir-delinin-hatira-defteri-gogol

Yazarın kitapta yer alan üç öyküsü de ismi ile müsemma öyküler. Bir Delinin Hatıra Defteri Poprişçev’e mi Aksenti İvanov’a mı yoksa İspanya Kralı 8.Ferdinand’a mı ait bilemiyoruz fakat kitabın sonunda Cezayir Beyi’nin burnunun altında kocaman bir ben olduğu gibi çok önemli bir bilgiyi öğrenebiliyoruz. Yine Rus memuriyet sisteminin ve Çarlık Rusyasının görünmez kast sisteminin tipik bir eleştirisi olan ve pek çok yazara ilham kaynağı sunan Palto adlı hikâyesinde de yazar bir nesne üzerinden bize koca bir Rus halkının ve yaşadıklarının tablosunu çiziyor. Zaten bu yüzden belki de Gogol’dan daha büyük bir yazar olan (ki bence öyle) Dostoyevski bile hepimizin onun paltosundan çıktığını söyleyebiliyor. Benim en sevdiğim ve en eğlenerek okuduğum öykülerden birisi de şüphesiz Burun öyküsü. Gogol bu öyküyü yazarken acaba ne düşündü ya da kafasında neler yaşadı gerçekten çok merak etmiştim. Öylesine absürt bir hikâye kendini nasıl bu denli okunabilir kılmış halen anlamış değilim. Sanırım Gogol nesneler üzerinden karakterleri ve durumları yansıtmada bir usta yoksa ekmeğin içinden çıkan burnu kim izah edebilir ?

Yukarıda eklediğim ve kendi hazırladığım kitap inceleme videosunda hem öykülerden hem de kitaptan kısaca söz ettim. Öykülerin içeriğine dair pek fazla şeyden söz etmedim çünkü henüz okumamış kişiler için spoiler niteliği taşıyabilir ve bu durumda can sıkabilir. Bu tarz kitaplarda çeviri ve kalitenin önemli olduğunu düşünen birisi olarak iyi bir yayınevine ait bir kitap edinip okumanızı tavsiye ederim. Marketlerde satılan 3-5 liralık dandik çevirilerle okuyup böylesi güzel bir kitaba yazık etmenizi istemem. Eğer kısa, absürt aynı zamanda düşündürücü ve gerçekçi öyküleri seviyorsanız mutlaka okumanız gereken bir kitap sizi bekliyor. Kitabı okuyanlar olumlu ve olumsuz düşüncelerini yorum formu aracılığıyla benimle de paylaşabilir. Bir sonraki blog yazımı yazmak için bu kadar uzun süre beklememiş olmak dileğiyle, hoşçakalın.

Yazar Hakkında
Toplam 109 yazı
Gürkan Bilgisu
Gürkan Bilgisu
Dokuz Eylül Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği mezunuyum. Türkçe'nin yabancı dil olarak öğretimi alanında çalışıyorum. Blog yazmayı, içerik üretmeyi seviyorum.
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

×

Bir Şeyler Ara