<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kitap tavsiyesi &#8211; Gürkan Bilgisu</title>
	<atom:link href="https://www.gurkanbilgisu.com/tag/kitap-tavsiyesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gurkanbilgisu.com</link>
	<description>Ağ Günlüğü</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Mar 2023 10:54:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>
	<item>
		<title>Tek Seferde Okunabilecek 10 Kitap Önerisi</title>
		<link>https://www.gurkanbilgisu.com/2023/03/tek-seferde-okunabilecek-10-kitap-onerisi.html</link>
					<comments>https://www.gurkanbilgisu.com/2023/03/tek-seferde-okunabilecek-10-kitap-onerisi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gürkan Bilgisu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 08:13:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kısa kitap önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[kitap tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kitap tavsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[tek seferde okunacak kitaplar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gurkanbilgisu.com/?p=4177</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tek seferde okunacak kısa ve etkileyici kitap tavsiyeleri arıyorsanız bu yazı tam size göre. Bir süredir yeni aldığım e-kitap okuyucu ile daha önce okumadığım kitapların epub versiyonlarını okuyorum. E-book ile ilgili deneyimlerimi farklı bir yazıda anlatmayı düşünüyorum fakat bu yazıda okuyup çok beğendiğim hemen herkesin bir çırpıda okuyabileceği hacmi küçük ama kıymeti büyük kitaplardan bahsedeceğim. [...]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com/2023/03/tek-seferde-okunabilecek-10-kitap-onerisi.html">Tek Seferde Okunabilecek 10 Kitap Önerisi</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com">Gürkan Bilgisu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tek seferde okunacak kısa ve etkileyici kitap tavsiyeleri arıyorsanız bu yazı tam size göre. Bir süredir yeni aldığım e-kitap okuyucu ile daha önce okumadığım kitapların epub versiyonlarını okuyorum. E-book ile ilgili deneyimlerimi farklı bir yazıda anlatmayı düşünüyorum fakat bu yazıda okuyup çok beğendiğim hemen herkesin bir çırpıda okuyabileceği hacmi küçük ama kıymeti büyük kitaplardan bahsedeceğim. Her okuyucunun okuma zevki ve okumaya bakış açısı farklılık gösterebiliyor. Buradaki önerilerin tümü benim okuma zevklerine dayandığından size hitap etmeyebilir ve bir kısmı sizin de seveceğiniz eserrler olabilir. Yazının devamını bunu bilerek okumanızda fayda var. Sizin de önereceğiniz kitaplar olursa yazıya yorum olarak ekleyebilirsiniz. Haydi başlayalım. Tek seferde okunabilecek etkileyici 10 kitap önerisi arıyorsanız, işte sizin için harika bir liste:</p>
<p><a href="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/Bilinmeyen-adanin-oykusu-kitap.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4254" src="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/Bilinmeyen-adanin-oykusu-kitap.jpg" alt="" width="1280" height="720" srcset="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/Bilinmeyen-adanin-oykusu-kitap.jpg 1280w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/Bilinmeyen-adanin-oykusu-kitap-300x169.jpg 300w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/Bilinmeyen-adanin-oykusu-kitap-1024x576.jpg 1024w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/Bilinmeyen-adanin-oykusu-kitap-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<ul>
<li>
<h4>Bilinmeyen Adanın Öyküsü &#8211; Jose Saramago</h4>
</li>
</ul>
<p>Bu roman, yalnız bir adamın kendini hayatta kalabilmek için adada nasıl hayatta kalacağını öğrenmeye çalıştığı fantastik bir hikâye. Saramago&#8217;nun akıcı ve etkileyici üslubuyla kaleme aldığı bu eser, insan doğası ve hayatta kalma mücadelesi üzerine önemli bir mesaj veriyor. Roman, insanın güç, zenginlik ve iktidar arayışının sonuçsuzluğunu ele alır. Ayrıca, hayallerin gerçekleştirilmesinin önündeki engelleri ve başarı için gereken fedakarlıkları da işler. İhtiyar&#8217;ın mücadelesi, insanın doğa üzerindeki kontrol arayışının sınırlarını da ortaya koyar &#8220;Bilinmeyen Bir Adanın Öyküsü&#8221;, Saramago&#8217;nun diğer eserlerinde de olduğu gibi, karakterler arasındaki diyaloglarla öne çıkan bir anlatıma sahiptir. Dil ve anlatımı oldukça güçlüdür ve okuyucuya düşündürücü bir yolculuk sunar.</p>
<p><a href="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/Dinle-Kucuk-Adam-Roman.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4256" src="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/Dinle-Kucuk-Adam-Roman.jpg" alt="" width="1280" height="720" srcset="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/Dinle-Kucuk-Adam-Roman.jpg 1280w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/Dinle-Kucuk-Adam-Roman-300x169.jpg 300w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/Dinle-Kucuk-Adam-Roman-1024x576.jpg 1024w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/Dinle-Kucuk-Adam-Roman-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<ul>
<li>
<h4>Dinle Küçük Adam &#8211; Wilhelm Reich</h4>
</li>
</ul>
<p>Wilhelm Reich&#8217;in Dinle Küçük Adam, 1945 yılında yayınlanan bir kitaptır. Wilhelm Reich, insanın cinsel yaşamının psikolojik açıdan önemini keşfeden ünlü bir psikanalisttir. Reich, Sigmund Freud&#8217;un öğrencisiydi ve psikanaliz üzerine yaptığı çalışmalarla tanınır. Kitap, Reich&#8217;in psikanaliz ve psikolojik deneyimlerinin, insanların kendileriyle, arkadaşlarıyla ve toplumla ilişkilerini anlamlandırmasına yardımcı olmasına yönelik bir çözüm sunmaktadır. Kitap, Reich&#8217;in kendi deneyimlerini kullanarak, insan ilişkilerindeki sorunlar ve kavgaların arkasındaki temel nedenleri araştırmaya çalıştığını gösterir. Kitap, insanların kendi sağlıklarını geliştirmek için kendi hedeflerine ulaşabilecekleri çözümler üzerine kurulmuştur. Kitap, insanların kendileri, arkadaşları ve toplumla ilişkilerini anlamlandırmalarına yardımcı olmak amacıyla, Reich&#8217;in kendine özgü psikanaliz teorilerinin uygulanmasını önermektedir. . Bu kitapta, Reich, insan vücudundaki enerji akışının nasıl çalıştığını ve bu akışın nasıl bozulabileceğini anlatıyor. Kitapta, toplumsal baskıların ve tabuların insanların doğal dürtülerine müdahale ettiği ve bu nedenle insanların kendilerini ifade etmekte zorlandığı konularına da yer verilir.</p>
<p><a href="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/dr-jeklyy-ile-bay-hyde-kitap.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4258" src="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/dr-jeklyy-ile-bay-hyde-kitap.jpg" alt="" width="1280" height="720" srcset="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/dr-jeklyy-ile-bay-hyde-kitap.jpg 1280w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/dr-jeklyy-ile-bay-hyde-kitap-300x169.jpg 300w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/dr-jeklyy-ile-bay-hyde-kitap-1024x576.jpg 1024w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/dr-jeklyy-ile-bay-hyde-kitap-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<ul>
<li>
<h4>Dr. Jekyll ile Bay Hyde &#8211; Robert Louis Stevenson</h4>
</li>
</ul>
<p>Dr Jekyll ile Bay Hyde, İskoç yazar Robert Louis Stevenson tarafından yazılmış ünlü bir romandır. Kitap, ilk kez 1886 yılında yayınlanmıştır. Roman, Londra&#8217;da geçmektedir ve ana karakterlerinden biri olan Dr. Henry Jekyll, insanın doğasındaki iyi ve kötü arasındaki çekişmeyi anlamaya çalışan bir bilim adamıdır. Dr. Jekyll, içindeki kötü tarafı ayırmak için bir deney yapar ve böylece Bay Hyde adında bir karakter yaratır. Ancak, Bay Hyde giderek güçlenir ve kontrol edilemez bir hal alır. Kitap, insan doğasındaki çatışmayı, iyi ile kötü arasındaki mücadeleyi ve insanın karanlık yönlerini ele almaktadır. Aynı zamanda, Victorian dönemi İngiltere&#8217;sinde toplumsal normlara uygun davranmanın önemini de anlatmaktadır. Dr Jekyll ile Bay Hyde, klasik İngiliz edebiyatının en önemli eserlerinden biri kabul edilir ve günümüzde de hala okunmaktadır. Bu roman, insan doğasının karanlık yönlerini keşfeden ünlü bir klasik eserdir. İnsanın içindeki iyi ve kötü arasındaki mücadeleyi anlatan bu kitap, zihin oyunlarına ve insan doğasındaki çatışmalara ilgi duyan herkes için ilginç bir okuma olacaktır. Kitabı okuduktan sonra yaptığım araştırmalarda Fight Club filminin esin kaynağının bu eser olduğunu öğrendim. Gerçekten güzel bir eser.</p>
<p><a href="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/son-yaprak-kitap.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4260" src="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/son-yaprak-kitap.jpg" alt="" width="1280" height="720" srcset="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/son-yaprak-kitap.jpg 1280w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/son-yaprak-kitap-300x169.jpg 300w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/son-yaprak-kitap-1024x576.jpg 1024w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/son-yaprak-kitap-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<ul>
<li>
<h4>Son Yaprak &#8211; O. Henry</h4>
</li>
</ul>
<p>&#8220;Son Yaprak&#8221; O. Henry (William Sydney Porter) tarafından yazılmış bir kısa öyküdür. İlk kez 1907 yılında yayınlanmıştır.Öykü, yaşlı bir adam olan Johnsy ve onun arkadaşı Sue&#8217;nun hikayesini anlatır. Johnsy, ciddi bir hastalığa yakalanır ve ölümünün yakın olduğunu düşünür. Hastalığından kurtulmak için umutsuz bir mücadele verirken, Sue ise arkadaşını iyileştirmek için elinden geleni yapar. Öykü, yaşamın geçiciliği, umut, dostluk ve yaşlılığın kırılganlığı gibi temaları ele alır. Johnsy&#8217;nin düşündüğü son yaprak düşerse öleceği inancı, yaşamın anlamsızlığına dair bir metafor olarak yorumlanabilir. Sue&#8217;nun arkadaşını kurtarmak için verdiği mücadele ise, insan ilişkilerindeki bağlılığın ve karşılıklı sevginin önemini vurgular. &#8220;Son Yapraklar&#8221;, O. Henry&#8217;nin en ünlü ve sevilen öykülerinden biridir. Dil ve anlatımı sade, karakterlerin duyguları ise içtenlikle anlatılır. Öykü, okuyuculara insan hayatındaki önemli değerlerin farkındalığını kazandırır ve yaşama dair umutlu bir bakış açısı sunar.</p>
<p><a href="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/tembellik-hakki-kitap-kapak.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4262" src="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/tembellik-hakki-kitap-kapak.jpg" alt="" width="1280" height="720" srcset="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/tembellik-hakki-kitap-kapak.jpg 1280w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/tembellik-hakki-kitap-kapak-300x169.jpg 300w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/tembellik-hakki-kitap-kapak-1024x576.jpg 1024w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/tembellik-hakki-kitap-kapak-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<ul>
<li>
<h4>Tembellik Hakkı &#8211; Paul Lafargue</h4>
</li>
</ul>
<p>Tembellik Hakkı, Paul Lafargue tarafından yazılmış bir kitaptır. Kitap, 1883 yılında yayınlanmıştır ve tembelliği haklı çıkarmayı amaçlamaktadır. Lafargue, Karl Marx&#8217;ın damadı ve Friedrich Engels&#8217;in yakın arkadaşıdır. Kitap, çalışma hayatının insanlar üzerindeki olumsuz etkileri hakkında eleştirel bir perspektif sunar. Lafargue, çalışma saatlerinin azaltılması ve insanların boş vakitlerinde zevklerini takip etmeleri gerektiğini savunur. Ayrıca, insanların ruh sağlığı için dinlenmenin ve kendilerini geliştirmenin önemine dikkat çeker. Tembellik Hakkı, yirminci yüzyılın başlarında avangard sanatçılar ve yazarlar tarafından benimsendi. Kitap, günümüzde de ilgi çekmeye devam etmektedir ve çalışma kültürüne yönelik eleştirileri ile öne çıkmaktadır. Bu kitap, modern dünyanın çalışma koşullarını eleştirir ve insanların çalışma haklarına dair önemli bir tartışma başlatır. Lafargue&#8217;nun akıcı ve zeki üslubuyla kaleme aldığı bu kitap, günümüzde hala önemli bir etkiye sahiptir.</p>
<p><a href="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/kirmizi-pazartesi-book.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4265" src="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/kirmizi-pazartesi-book.jpg" alt="" width="1280" height="720" srcset="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/kirmizi-pazartesi-book.jpg 1280w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/kirmizi-pazartesi-book-300x169.jpg 300w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/kirmizi-pazartesi-book-1024x576.jpg 1024w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/kirmizi-pazartesi-book-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<ul>
<li>
<h4>Kırmızı Pazartesi &#8211; Gabriel Garcia Marquez</h4>
</li>
</ul>
<p>Bu roman, Marquez&#8217;in Kolombiya&#8217;daki gerçek bir olaydan esinlenerek yazdığı bir eserdir. Kitap, bir suikast sonrasında ortaya çıkan kaosu ve insanların hayatta kalma mücadelesini anlatır. Marquez&#8217;in büyüleyici anlatımıyla kaleme aldığı bu kitap, okuyucuları derin bir etkiye sahip olacak. Kitap, Kolombiya&#8217;da gerçekleşen ve birçok insanın ölümüne neden olan gerçek bir olaya dayanmaktadır. Roman, Santiago Nasar adlı bir adamın öldürülmesiyle sonuçlanan bir dizi olayı anlatmaktadır. Nasar, herkes tarafından sevilen bir kişidir ancak kitap boyunca okuyucular, kimin ve neden onu öldürdüğünü öğrenmeye çalışırlar. Marquez&#8217;in üslubu, kitabın karakterleri ve olay örgüsü ile birleştiğinde, Kırmızı Pazartesi, Latin Amerika edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Kitap, ilk kez 1981 yılında İspanyolca olarak yayınlanmıştır ve daha sonra birçok farklı dilde de yayınlanmıştır. Eğer Latin Amerika edebiyatına ve gerilim dolu hikayelere ilgi duyuyorsanız, Kırmızı Pazartesi&#8217;yi okumanızı tavsiye ederim.</p>
<p><a href="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/donusum-kafka-kitap.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4267" src="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/donusum-kafka-kitap.jpg" alt="" width="1280" height="720" srcset="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/donusum-kafka-kitap.jpg 1280w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/donusum-kafka-kitap-300x169.jpg 300w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/donusum-kafka-kitap-1024x576.jpg 1024w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/donusum-kafka-kitap-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<ul>
<li></li>
<li>
<h4>Dönüşüm &#8211; Franz Kafka</h4>
</li>
</ul>
<p>Aslında bloğumda daha önce tavsiye ettiğim fakat benim defalarca okuduğum nadir kitaplardan olduğundan bu yazıda da yine yer vermek istediğim Kafka&#8217;nın unutulmaz eseri Dönüşüm, Gregor Samsa adlı bir pazarlamacının bir sabah uyandığında kendini bir böceğe dönüşmüş olarak bulması ve yaşadığı olaylar üzerine kuruludur. Roman, insanın yabancılaşması, toplum baskısı ve aile ilişkileri gibi konuları ele alır. Kafka&#8217;nın en ünlü eserlerinden biri olarak kabul edilir ve edebiyat tarihinde önemli bir yere sahiptir. Eğer fırsatınız olursa Dönüşüm&#8217;ün tiyatro uyarlamasını Altkat Sanat&#8217;ta izlemenizi de öneririm.</p>
<p><a href="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/godoyu-beklerken-kitap-kapak.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4269" src="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/godoyu-beklerken-kitap-kapak.jpg" alt="" width="1280" height="720" srcset="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/godoyu-beklerken-kitap-kapak.jpg 1280w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/godoyu-beklerken-kitap-kapak-300x169.jpg 300w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/godoyu-beklerken-kitap-kapak-1024x576.jpg 1024w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/godoyu-beklerken-kitap-kapak-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<ul>
<li>
<h4>Godot&#8217;yu Beklerken &#8211; Samuel Beckett</h4>
</li>
</ul>
<p>&#8220;Godot&#8217;yu Beklerken&#8221; Samuel Beckett tarafından yazılmış bir oyundur. İlk kez 1953 yılında sahnelenmiştir ve günümüzde modern tiyatronun en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir. Oyun, iki dost olan Vladimir ve Estragon&#8217;un, bir ağacın altında, Godot adında biri tarafından çağrıldıkları bir yere gitmek için beklemelerini anlatır. Ancak Godot gelmez ve bekleyişleri sürer. Bu esnada, çeşitli karakterlerle karşılaşırlar ve bazı diyaloglar gerçekleşir. Oyun, insanın varoluşsal sorgulamalarını, anlam arayışını, umutsuzluğunu ve çaresizliğini ele alır. Beckett, insanın hayatının anlamını aradığı ancak sonunda hiçbir şey bulamadığı gerçeğini gözler önüne serer. Oyun aynı zamanda, insanın yaşamındaki rutin ve tekrarlayan hareketlerin anlamsızlığını da işler. &#8220;Godot&#8217;yu Beklerken&#8221;, tiyatro tarihinde farklı yorumlara ve tartışmalara neden olmuştur. Bazıları, oyunun tamamen umutsuz ve anlamsız olduğunu savunurken, bazıları ise insanın varoluşsal sorgulamalarını ele alan bir başyapıt olarak görür.</p>
<p><a href="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/kucuk-prens-kitap-kapak.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4270" src="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/kucuk-prens-kitap-kapak.jpg" alt="" width="1280" height="720" srcset="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/kucuk-prens-kitap-kapak.jpg 1280w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/kucuk-prens-kitap-kapak-300x169.jpg 300w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/kucuk-prens-kitap-kapak-1024x576.jpg 1024w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2023/03/kucuk-prens-kitap-kapak-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<ul>
<li>
<h4>Küçük Prens &#8211; Antoine de Saint-Exupéry</h4>
</li>
</ul>
<p>Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupéry tarafından yazılan ve ilk olarak 1943 yılında yayınlanan bir eserdir. Kitap, çocukların ve yetişkinlerin hayal dünyasına hitap eder ve sadece çocuk kitabı olarak değil, aynı zamanda filozofik bir yapıt olarak da kabul edilir. Kitapta, pilot adında bir karakter, çölde bir uçak kazası geçirir ve burada Küçük Prens adlı bir çocukla tanışır. Küçük Prens, gezegenler arası yolculuklar yaparak dünyayı keşfeder ve insanların dünyadaki yaşam tarzlarını sorgular. Kitap, küçük prensin yolculuğu boyunca karşılaştığı renkli karakterlerle doludur ve okuyuculara hayatın anlamı ve önemi hakkında derin düşünceler sunar. Küçük Prens, dünya genelinde en çok okunan ve sevilen kitaplardan biridir. Kitap, sade ve özgün anlatımı ve derin anlamlarıyla hem çocuklar hem de yetişkinler için ilham verici bir eserdir. Küçük Prens, yalnız bir gezegenin tek sakininin maceralarını anlatan kısa ama etkileyici bir öykü. Bu kitap, hayatın anlamı, dostluk, sevgi ve sorumluluk gibi temel insan değerlerine dair önemli bir mesaj veriyor. Genelde çocuklara için önerilse de benim gibi hayal kurmayı seven bir insansanız bu kitabı mutlaka beğenirsiniz. (Muhtemelen okudunuz ama yine de önereyim) Bu kitabı sevdiyseniz Samed Behrengi&#8217;nin Küçük Kara Balık kitabını da okumalısınız.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com/2023/03/tek-seferde-okunabilecek-10-kitap-onerisi.html">Tek Seferde Okunabilecek 10 Kitap Önerisi</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com">Gürkan Bilgisu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gurkanbilgisu.com/2023/03/tek-seferde-okunabilecek-10-kitap-onerisi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Kitap Bir Tiyatro-Dönüşüm</title>
		<link>https://www.gurkanbilgisu.com/2019/07/bir-kitap-bir-tiyatro-donusum.html</link>
					<comments>https://www.gurkanbilgisu.com/2019/07/bir-kitap-bir-tiyatro-donusum.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gürkan Bilgisu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jul 2019 19:37:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Gregor Samsa]]></category>
		<category><![CDATA[Kafka]]></category>
		<category><![CDATA[kitap tavsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gurkanbilgisu.com/?p=2858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Franz Kafka&#8217;nın en popüler eseri olan Dönüşüm orijinal adıyla &#8220;Die Verwandlung&#8221; ilk olarak 1915 yılında Almanca olarak yayınlanan uzun bir öyküdür. Eserin baş kahramanı Gregor Samsa&#8217;dır. Kafka&#8217;nın alegorik bir anlatımla bir böcek üzerinden bir hayat ve belki de insanlığı anlattığı bu eser benim defalarca okuduğum ve her okuduğumda büyük keyif aldığım kitapların başında geldiği için bloğumda yer [...]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com/2019/07/bir-kitap-bir-tiyatro-donusum.html">Bir Kitap Bir Tiyatro-Dönüşüm</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com">Gürkan Bilgisu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Franz Kafka&#8217;nın en popüler eseri olan Dönüşüm orijinal adıyla &#8220;<i><b>Die Verwandlung&#8221; </b></i>ilk olarak 1915 yılında Almanca olarak yayınlanan uzun bir öyküdür. Eserin baş kahramanı Gregor Samsa&#8217;dır. Kafka&#8217;nın alegorik bir anlatımla bir böcek üzerinden bir hayat ve belki de insanlığı anlattığı bu eser benim defalarca okuduğum ve her okuduğumda büyük keyif aldığım kitapların başında geldiği için bloğumda yer vermek istedim. Aynı zamanda Dönüşüm adlı uzun hikayenin Altkat Sanat tarafından yapılan deneysel uyarlamasını da izleme fırsatı bulduğum için bu yazıda hem kitaptan hem de tiyatro uyarlamasından söz etmek istiyorum.</p>
<p><strong>Kafka</strong>&#8216;nın Dönüşüm&#8217;ü bu vurucu ve şaşırtıcı girizgah ile başlıyor ve en baştan itibaren okuyucuda büyük bir merak duygusu uyandırıyor. Pazarlamacı olarak çalışan ve her sabah sıradan hayatında rutin işlerine devam eden, ailesine bakmak, kız kardeşini okutmak ve sabahları treni kaçırmamak zorunda olan alt orta sınıf bir bireyin portresini çizen Kafka kahramanımızı hikayenin hemen başında sabah uykusundan uyandırıp bir böceğe dönüştürüyor. Ailesi, kız kardeşi ve patronu tarafından kabul görüp sevilen bu adam ( hikayenin ilerleyen kısımlarında bu sevginin saf çıkarcı eğilimden fazlası olmadığını görürüz) bir böceğe dönüştüğü andan itibaren tıpkı kendisi gibi tüm yaşamı da bir metamorfoza uğramaya başlıyor. Kafka&#8217;nın Dönüşüm adlı eseri her eleştirmen ve okur tarafından farklı şekilde yorumlanmış olsa bile temelde farklı olanın dışlanması ve toplumca kabul görmemesine vurgu yapıyor. Bu dışlanma şeklini alegorik bir hale getirmek için Kafka böcek metaforunu kullanıyor.</p>
<p><strong>Gregor Samsa</strong> aslında bir böceğe dönüşmeden önce de içinde yaşadığı toplumdan, çalışmak zorunda olduğu ve hiç sevmediği işinden, yaşamak durumunda kaldığı sefil hayattan son derece rahatsız iken bu dönüşüm sonrası kendi hayatına dışarıdan bakma şansı elde ediyor. Aile üyelerinin böceğe dönüştükten sonra kendisine karşı takındıkları tavır Kafka&#8217;nın yalnızlığına dair bir pasaj niteliğinde. Hikaye esas itibariyle toplumsal düzenin insanları nasıl sıradan ve sefil hayatlara mahkum ettiğine, paranın insanlıktan çok daha değerli ve geçerli bir kavram haline geldiğine ve değişimlerin her zaman sancılı olduğuna işaret ediyor. Hikayeyi baştan sona soluksuz okuyorsunuz. Ben normalde daha önce okuduğum kitapları tekrar okumayan, izlediği filmleri bir daha izlemeyen biriyim çünkü sıkılıyorum. Kafka&#8217;nın Dönüşüm adlı eserini 4 defa okudum ve ilerleyen zamanlarda tekrar okumak istiyorum. Çünkü hem eser tam sevdiğim tarzda kaleme alınmış hem de çarpıcı bir merak duygusuyla vurucu cümleler kitabın içerisinde yer alıyor. Muhtemelen kitaplara az çok ilgi duyan biriyseniz Dönüşüm&#8217;ü çoktan okumuşsunuzdur ama okumadıysanız mutlaka listenize ekleyip şans verin.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-2866" src="http://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2019/07/kafka-donusum-altkat-sanat-tiyatro.jpg" alt="" width="900" height="600" srcset="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2019/07/kafka-donusum-altkat-sanat-tiyatro.jpg 900w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2019/07/kafka-donusum-altkat-sanat-tiyatro-300x200.jpg 300w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2019/07/kafka-donusum-altkat-sanat-tiyatro-768x512.jpg 768w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2019/07/kafka-donusum-altkat-sanat-tiyatro-375x250.jpg 375w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2019/07/kafka-donusum-altkat-sanat-tiyatro-450x300.jpg 450w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2019/07/kafka-donusum-altkat-sanat-tiyatro-788x525.jpg 788w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p>Hikayeden söz ettikten sonra uzun zaman sonra izlediğim en başarılı oyunlardan birisi olan Altkat Sanat&#8217;ın hazırlayıp sahnelediği Dönüşüm adlı oyundan da söz etmek istiyorum. Geçtiğimiz aylarda İzmir Nazım Hikmet Kültür Merkezi&#8217;nde izleme şansı buldum bu oyunu. Oyun isminden de anlayacağınız üzere Kafka&#8217;nın Dönüşüm adlı hikayesinin sahneye uyarlaması. Aslıhan Tarkan çevirisi ve Müge Saat yönetmenliğinde sahnelenen oyun 70 dakika ve tek perdeden oluşuyor. Açıkçası kitabı okumadıysanız oyunu izlemek size zevk vermeyecektir fakat <strong>Dönüşüm</strong>&#8216;ü okuyan birinin bu oyundan keyif almaması hatta etkilenmemesi mümkün değil diyebilirim. Sahne, ışıklandırma, makyajlar ve oyunculuklar gerçekten son derece başarılı. Oyunu izlerken Gregor&#8217;un yaşadığı içsel sıkıntıları resmen hissediyorsunuz. Ana karakteri böcek olan bir hikayeyi sahneye uyarlamak ve hele hele bu uyarlamayı doğru makyajla oynamak büyük bir emek gerektirir. Bu noktada tam bir böcek göremesek bile en az bir böcek kadar etkileyici bir Gregor karşımıza çıkıyor ve bir beşiği andıran yatağı ile oldukça güzel bir görsel deneyim yaşatıyor bize. Açık ve net olarak şunu söyleyebilirim iyi bir okursanız ve az çok sanata ilgi duyuyorsanız kitabı okuduktan sonra bu oyunu izlemezseniz bir şeyler eksik kalacak demektir. Oyun halen sahneleniyor mu ya da sahnelenecek mi bilmiyorum takip etmek için Altkat Sanat&#8217;ın web sayfasına göz atabilirsiniz. Kitapla ya da oyunla ilgili merak ettikleriniz ya da paylaşmak istedikleriniz olursa yorum formu aracılığıyla bana yazabilirsiniz. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.</p>
<blockquote><p>Kafka, mekanik bir yaşamın yabancılaşmışlığına karşı, mutlak bir kesinti içinde, hep tamamlanmadan kalan bir dünyayı, bizi hep bekleyiş içinde bırakan olayları koyar. Kafka’nın niyeti dünyayı kopya etmek ya da açıklamak değil, yetersizliklerini açığa vurup, dünyayı olabildiğince ikna edici bir şekilde yeniden kurmak ve bizde, bu dünyanın ötesine geçip, kaybolmuş bir yurdun peşine düşmek özlemini uyandırmaktır. Kafka işte bu noktada bizi terk eder. O yabancılaşmanın ve yabancılaşma bilincinin ülkesine hükmeder.</p></blockquote>
<div class="m_t_20 "></div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com/2019/07/bir-kitap-bir-tiyatro-donusum.html">Bir Kitap Bir Tiyatro-Dönüşüm</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com">Gürkan Bilgisu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gurkanbilgisu.com/2019/07/bir-kitap-bir-tiyatro-donusum.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gogol-Bir Delinin Hatıra Defteri (Kitap İncelemesi)</title>
		<link>https://www.gurkanbilgisu.com/2019/05/gogol-bir-delinin-hatira-defteri-kitap-incelemesi.html</link>
					<comments>https://www.gurkanbilgisu.com/2019/05/gogol-bir-delinin-hatira-defteri-kitap-incelemesi.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gürkan Bilgisu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 May 2019 21:42:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[bir delinin hatıra defteri]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[gogol]]></category>
		<category><![CDATA[kitap tavsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[nihal yalaza taluy]]></category>
		<category><![CDATA[palto]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gurkanbilgisu.com/?p=2695</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gogol&#8217;un Bir Delinin Hatıra Defteri adlı hikaye kitabının incelemesi ile uzun zamandır ihmal ettiğim bloğuma yeniden merhaba diyorum. Bir süredir geziyor, okuyor ve düşünüyorum. Evreni anlamak, kendini tanımak biraz da bohem hayatı yaşamakla meşguldüm bu yazmama sürecinde. Bir süredir Youtube için vlog çekiyor ve içerik oluşturmaya çalışıyorum. Kendi kendime evde kitap okurken neden okuduğum kitapları [...]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com/2019/05/gogol-bir-delinin-hatira-defteri-kitap-incelemesi.html">Gogol-Bir Delinin Hatıra Defteri (Kitap İncelemesi)</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com">Gürkan Bilgisu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gogol&#8217;un Bir Delinin Hatıra Defteri adlı hikaye kitabının incelemesi ile uzun zamandır ihmal ettiğim bloğuma yeniden merhaba diyorum. Bir süredir geziyor, okuyor ve düşünüyorum. Evreni anlamak, kendini tanımak biraz da bohem hayatı yaşamakla meşguldüm bu yazmama sürecinde. Bir süredir Youtube için vlog çekiyor ve içerik oluşturmaya çalışıyorum. Kendi kendime evde kitap okurken neden okuduğum kitapları tanıtan yazılar ve videolar hazırlamıyorum ki diye düşünürken bu yazı ve yazının sonuna ekleyeceğim inceleme videosu ortaya çıktı. Nikolay Vasilyeviç Gogol tarafından kaleme alınan toplam üç öyküden oluşan Bir Delinin Hatıra Defteri Gogol&#8217;un aynı adlı öyküsüyle kitaplaşmış. Varlık dan çıkan benim okuduğum kitapta yer alan öyküler şu şekilde:</p>
<ul>
<li>Bir Delinin Hatıra Defteri</li>
<li>Palto</li>
<li>Burun</li>
</ul>
<p>Yazıya başlamadan önce kısaca Gogol kimdir ona da değinmek gerektiğini düşünüyorum:</p>
<blockquote><p>Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 &#8211; 4 Mart 1852), Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eserleri Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Ölü Canlar’dır. Gogol orta halli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski köyünde dünyaya gelir. Gogol’un çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır.</p></blockquote>
<p>Gogol Bir Delinin Hatıra Defteri adlı eserini 1842 yılında yazar. Gerçekçi Rus edebiyatında büyük tesirler uyandıran bu kitap zamanla oldukça popüler olur ve pek çoğumuzun bildiği büyük yazar Dostoyevski&#8217;nin Gogol hakkında o meşhur sözünü söylemesine de vesile olur:</p>
<blockquote><p>Hepimiz Gogol&#8217;un paltosundan çıktık ! -Dostoyevski</p></blockquote>
<p>Benim satın alıp okuduğum kitap Varlık Yayınlarından Nihal Yalaza Taluy çevirisi ile beraber çıkmış oldukça güzel bir kapak tasarımı ve çeviriye sahip. Bu tarz klasik eserlerde çevirinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kelime ve cümlelerin sentaksının başarılı ve kakafonik kelime kullanımının az olması okuma zevkini bir kat daha arttırıyor. Zaten Nihal Yalaza Taluy&#8217;un çevirileri genel anlamda kabul gören ve başarılı çeviriler. Kitabın içerisinde yer alan üç öykü de birbirinden güzel. Kitabımı okumamışlar için spoiler içermemesi açısından içeriklerinden bahsetmeden kısaca öykülere değinmek istiyorum. Gogol Rus gerçekçiliğinin önemli isimlerinden birisi olduğu için kitaplarında dönemin Çarlık rejimi, Rus halkının yaşamı ve sosyo-ekonomik durumunu baskıcı rejime rağmen kitaplarında oldukça güzel konu ediniyor. Olay ve olguları olanca gerçekliği ile vermek yerine onları tıpkı Kafka&#8217;nın Gregor Samsa&#8217;sın da olduğu gibi imgeleştirerek vurucu bir şekilde okuyucuya sunuyor.<br />
<img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-2713 " src="http://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2019/05/bir-delinin-hatira-defteri-gogol-1024x768.jpg" alt="bir-delinin-hatira-defteri-gogol" width="665" height="499" /></p>
<p>Yazarın kitapta yer alan üç öyküsü de ismi ile müsemma öyküler. Bir Delinin Hatıra Defteri Poprişçev&#8217;e mi Aksenti İvanov&#8217;a mı yoksa İspanya Kralı 8.Ferdinand&#8217;a mı ait bilemiyoruz fakat kitabın sonunda Cezayir Beyi&#8217;nin burnunun altında kocaman bir ben olduğu gibi çok önemli bir bilgiyi öğrenebiliyoruz. Yine Rus memuriyet sisteminin ve Çarlık Rusyasının görünmez kast sisteminin tipik bir eleştirisi olan ve pek çok yazara ilham kaynağı sunan Palto adlı hikâyesinde de yazar bir nesne üzerinden bize koca bir Rus halkının ve yaşadıklarının tablosunu çiziyor. Zaten bu yüzden belki de Gogol&#8217;dan daha büyük bir yazar olan (ki bence öyle) Dostoyevski bile hepimizin onun paltosundan çıktığını söyleyebiliyor. Benim en sevdiğim ve en eğlenerek okuduğum öykülerden birisi de şüphesiz Burun öyküsü. Gogol bu öyküyü yazarken acaba ne düşündü ya da kafasında neler yaşadı gerçekten çok merak etmiştim. Öylesine absürt bir hikâye kendini nasıl bu denli okunabilir kılmış halen anlamış değilim. Sanırım Gogol nesneler üzerinden karakterleri ve durumları yansıtmada bir usta yoksa ekmeğin içinden çıkan burnu kim izah edebilir ?</p>
<p>Yukarıda eklediğim ve kendi hazırladığım kitap inceleme videosunda hem öykülerden hem de kitaptan kısaca söz ettim. Öykülerin içeriğine dair pek fazla şeyden söz etmedim çünkü henüz okumamış kişiler için spoiler niteliği taşıyabilir ve bu durumda can sıkabilir. Bu tarz kitaplarda çeviri ve kalitenin önemli olduğunu düşünen birisi olarak iyi bir yayınevine ait bir kitap edinip okumanızı tavsiye ederim. Marketlerde satılan 3-5 liralık dandik çevirilerle okuyup böylesi güzel bir kitaba yazık etmenizi istemem. Eğer kısa, absürt aynı zamanda düşündürücü ve gerçekçi öyküleri seviyorsanız mutlaka okumanız gereken bir kitap sizi bekliyor. Kitabı okuyanlar olumlu ve olumsuz düşüncelerini yorum formu aracılığıyla benimle de paylaşabilir. Bir sonraki blog yazımı yazmak için bu kadar uzun süre beklememiş olmak dileğiyle, hoşçakalın.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com/2019/05/gogol-bir-delinin-hatira-defteri-kitap-incelemesi.html">Gogol-Bir Delinin Hatıra Defteri (Kitap İncelemesi)</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com">Gürkan Bilgisu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gurkanbilgisu.com/2019/05/gogol-bir-delinin-hatira-defteri-kitap-incelemesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Kitap Bir Film-Zorba</title>
		<link>https://www.gurkanbilgisu.com/2018/07/bir-kitap-bir-film-zorba.html</link>
					<comments>https://www.gurkanbilgisu.com/2018/07/bir-kitap-bir-film-zorba.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gürkan Bilgisu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jul 2018 16:35:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[alexis zorba]]></category>
		<category><![CDATA[film tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kitap tavsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<category><![CDATA[zorba the greek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gurkanbilgisu.com/?p=2463</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nikos Kazancakis&#8217;in Zorba adı ile dilimize çevrilen romanını okudum. Orijinal adıyla  &#8220;Βίος και Πολιτεία του Αλέξη Ζορμπά&#8221;- &#8216;Alexis Zorbas&#8217;nın Hayatı ve Maceraları&#8217; ismine sahip bu harika kitap ve 1964 yapımı sinema uyarlaması hakkında birkaç satır bir şey yazmak en azından halen okumamış olanlara kitabı ve filmi tavsiye etmek istedim. Kitabı anlatmaya başlamadan evvel kitaplar ve filmler [...]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com/2018/07/bir-kitap-bir-film-zorba.html">Bir Kitap Bir Film-Zorba</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com">Gürkan Bilgisu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nikos Kazancakis&#8217;in Zorba adı ile dilimize çevrilen romanını okudum. Orijinal adıyla  &#8220;Βίος και Πολιτεία του Αλέξη Ζορμπά&#8221;- &#8216;Alexis Zorbas&#8217;nın Hayatı ve Maceraları&#8217; ismine sahip bu harika kitap ve 1964 yapımı sinema uyarlaması hakkında birkaç satır bir şey yazmak en azından halen okumamış olanlara kitabı ve filmi tavsiye etmek istedim. Kitabı anlatmaya başlamadan evvel kitaplar ve filmler konusunda seçici olduğumu ve yarıda bıraktığım kitaplar olduğunu belirteyim:</p>
<blockquote><p>Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki? -Franz Kafka</p></blockquote>
<p>Kafka&#8217;nın da dediği gibi bir kitap beni sarsmıyorsa onu okuma zahmetine katlanamıyorum. Bu hem kitap hem benim için bir işkence halini alıyor. Ama Kazancakis&#8217;in Zorba&#8217;sı çağını aşan ve beni inanılmaz etkileyen kitaplardan birisi oldu. Kitabı okuduğunuzda kafanızdaki önyargılar, insanlar hakkındaki düşünceleriniz bir başkalaşmaya uğruyor &#8220;Ünlü&#8221; bir şairin dediği gibi &#8220;Allah ne demek ahlâk ne demek&#8221; anlıyorsunuz. İlk defa 1946 yılında yayınlanan roman 1930&#8217;lu yıllarda geçiyor ve herkesin &#8220;Patron&#8221; diye çağırdığı bir adamın kaleminden bize aktarılıyor. Girit&#8217;e kendisine miras kalan toprakları işletmek için giden bu genç adam yolculuk esnasında kitabımızın baş kahramanı aynı zamanda hayat kılavuzumuz olacak olan Aleksi Zorba ile tanışıyor ve  &#8220;Suyun insanı boğan, ateşin yakan&#8221; bir şey olduğunu anlamaya başlıyor.  Zorba ismi ile müsemma bir roman karakteri. Ölüm karşısında hayatı, yarın karşısında bugünü seçen bir Greek Hayyam&#8217;ı diyebilirsiniz onun için. Kitabı okurken zaman zaman Patron&#8217;laşacak zaman zaman ise Zorba olacaksınız. Zaten kitabın güzel yanında bu gel-gitleri size yaşatması esasında, hayatı ve içinde yaşadığımız anları bize sorgulatması:</p>
<blockquote><p>Hayır, özgür değilsin, dedi. Senin bağlı bulunduğun ip, öbür insanlarınkinden biraz daha uzun; hepsi bu kadar! Senin patron, uzun ipin var, gidip geliyor, kendini özgür sanıyorsun&#8230; -Alexis Zorba</p></blockquote>
<p>Kitapta basit, sıradan ama ciddi derinlikleri olan bir insan olan yaşlı ve tecrübeli Zorba&#8217;nın aforizma ve hayat derslerine karşılık, genç, varlıklı, sağlıklı ama korkak ve uzun bir ipi olan patronun çatışmasını görüyoruz. Karakterler birbirlerine zıt gözükseler bile roman akışında aslında birbirlerini tamamlıyorlar. Patron öğreniyor, Zorba kendine yoldaş ediniyor:</p>
<blockquote><p>Mangalın önünde ikimiz de konuşmadan oturduk. Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup, bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız bütün bunların mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu. -Patron</p></blockquote>
<p>Kitapla ilgili çok detay verip okumamış olanlar için spoiler yaratma derdinde değilim ama Şükrü Erbaş&#8217;ın Ömür Hanımla Güz Konuşmaları&#8217;nda dediği gibi &#8221; Kim kimin derinliğini ne kadar anlayabilir ?&#8221; sorusuna bu romanda kısmen yanıt bulmak mümkün. Tanrı, kadınlar, şarap, hayat, doğa ve yaşam karşısında sorumluluklar, para, korkaklık ve uzun ipler. Muhtemelen okuduğunuzda hepiniz patronluktan istifa edip Zorba olmak isteyecekseniz. En azından ben böyle hissetmiştim. Ben Ataç Yayınevi tarafından basılmış olan kitabı okudum. Şu an Zorba Can Yayınlarından çıkıyor ama her iki kitabın çevirmeni de Ahmet Angın olduğu için çeviri konusunda herhangi bir farklılık yok. Romanda bir arada yaşamış olduğumuz ve her daim komşumuz olan Yunan, Bulgar ve Türk halklarının içiçeliğine de vurgu yapılıyor hatta yer yer Türk isimlerine ve şehirlerine yer veriliyor, önemli olanın ırklardan bağımsız iyi insan olmak gerektiğine Zorba&#8217;nın ağzından şöyle şahit oluyorsunuz:</p>
<blockquote><p>Bir zamanlar diyordum ki: Bu Türktür, bu Bulgardır, bu Yunanlıdır. Ben vatan için öyle şeyler yaptım ki patron tüylerin ürperir; adam kestim, çaldım, köyler yaktım, kadınların ırzına geçtim, evler yağma ettim&#8230; Neden? Çünkü bunlar Bulgarmış, ya da bilmem neymiş&#8230; Şimdi kendi kendime sık sık şöyle diyorum, hay kahrolasıca herif, hay yok olası aptal! Yani akıllandım, artık insanlara bakıp şöyle demekteyim: Bu iyi adamdır bu kötü adamdır. İster Bulgar olsun, ister Rum, isterse Türk. Hepsi bir benim için. Şimdi iyi mi kötü mü yalnız ona bakıyorum. Ve ekmek çarpsın ki, ihtiyarladıkça buna da bakmamaya başladım. Ulan ister iyi ister kötü olsun be. Hepsine acıyorum işte&#8230; Boşversem bile bir insan gördüm mü içim cız ediyor. Nah diyorum bu fakir de yiyor, içiyor, seviyor, korkuyor,(&#8230;) o da kıkırdayacak ve dümdüz toprağa uzanacak, onu da kurtlar yiyecek&#8230; Hey zavallı hey! Hepimiz kardeşiz be&#8230; Hepimiz kurtların yiyeceği etiz&#8230; -Alexis Zorba</p></blockquote>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-2477" src="http://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2018/07/zorba-the-greek-film.jpg" alt="zorba-the-greek-film" width="1274" height="758" srcset="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2018/07/zorba-the-greek-film.jpg 1274w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2018/07/zorba-the-greek-film-300x178.jpg 300w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2018/07/zorba-the-greek-film-768x457.jpg 768w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2018/07/zorba-the-greek-film-1024x609.jpg 1024w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2018/07/zorba-the-greek-film-375x223.jpg 375w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2018/07/zorba-the-greek-film-450x268.jpg 450w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2018/07/zorba-the-greek-film-882x525.jpg 882w" sizes="auto, (max-width: 1274px) 100vw, 1274px" /></p>
<p>Mutlaka herkesin okuması gereken hatta ölmeden önce okunması gereken kitaplar arasında önerebileceğim eserin sinemaya uyarlanması ise 1964 yılına denk geliyor. <a href="https://www.imdb.com/title/tt0057831/" target="_blank" rel="noopener">Zorba The Greek </a> adıyla vizyona giren film Amerikan, Yunan, İngiliz ortak yapımı ve başrolde hepimizin Çağrı filmiyle tanıdığı usta oyuncu Anthony Quinn yer alıyor. Çekimleri Girit adasında yapılan filmde yerel halkta rol almış. Oyunculuklar konusunda zaten diyecek bir şey yok. Kitaba göre elbette hikâye süre sınırı nedeniyle  daha zayıf kalıyor ama filmin müzikleri şahane. Dinlemek isteyenler için Spotify üzerinden filmin müziklerine erişmek mümkün. Siyah beyaz bir film olması bana daha nostaljik geldi ve kitabı okurkenki hissiyatı filmi izlerken de yaşamamı sağladı. Zaten üç adet Oscar almış olması boşuna olmasa gerek. Özetle kitabı okuduktan sonra muhakkak filmini de izleyin yoksa bir şeyler eksik kalacaktır. Kitap ve film ile ilgili düşüncelerinizi yorum formu aracılığıyla iletirseniz üzerinde kritik yapabiliriz. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com/2018/07/bir-kitap-bir-film-zorba.html">Bir Kitap Bir Film-Zorba</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com">Gürkan Bilgisu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gurkanbilgisu.com/2018/07/bir-kitap-bir-film-zorba.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayallerin Kitabı-Puslu Kıtalar Atlası</title>
		<link>https://www.gurkanbilgisu.com/2017/06/hayallerin-kitabi-puslu-kitalar-atlasi.html</link>
					<comments>https://www.gurkanbilgisu.com/2017/06/hayallerin-kitabi-puslu-kitalar-atlasi.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gürkan Bilgisu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jun 2017 09:47:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ihsan oktay anar]]></category>
		<category><![CDATA[ilban ertem]]></category>
		<category><![CDATA[kitap tavsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[puslu kıtalar atlası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gurkanbilgisu.com/?p=963</guid>

					<description><![CDATA[<p>İhsan Oktay Anar&#8217;ın kaleme aldığı &#8220;Puslu Kıtalar Atlası&#8221; bugüne değin okuduğum kitaplar içerisinde beni en çok etkileyen ve en beğendiğim kitaplar arasında yer edinmiş bir eser. Bloğumda bundan sonra kitap, oyun ve film tavsiyelerimi de paylaşmak istiyorum. Kitap tavsiyeleri kategorimizin ilk konuğu ise Puslu Kıtalar Atlası. Hem postmodern hem de yeni tarihselci unsurları bünyesinde barındıran [...]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com/2017/06/hayallerin-kitabi-puslu-kitalar-atlasi.html">Hayallerin Kitabı-Puslu Kıtalar Atlası</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com">Gürkan Bilgisu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İhsan Oktay Anar&#8217;ın kaleme aldığı &#8220;Puslu Kıtalar Atlası&#8221; bugüne değin okuduğum kitaplar içerisinde beni en çok etkileyen ve en beğendiğim kitaplar arasında yer edinmiş bir eser. Bloğumda bundan sonra kitap, oyun ve film tavsiyelerimi de paylaşmak istiyorum. Kitap tavsiyeleri kategorimizin ilk konuğu ise Puslu Kıtalar Atlası. Hem postmodern hem de yeni tarihselci unsurları bünyesinde barındıran bu kitabı daha iyi anlamak için öncelikle yeni tarihselcilik kavramı nedir bir göz atmak gerekir diye düşünüyorum.</p>
<p><span id="more-963"></span></p>
<blockquote><p>Yeni tarihselcilik, tarihi, edebi metinler üzerinden postmodern bir bakış açısıyla inceleyen kuramdır. Yeni Tarihselciliğe göre tarih, gerçeklerin aktarılması değil, metinsel bir anlatıdır. Geçmiş, çeşitli somut belgelere dayandırılırsa bile gerçek olmayabilir. Tarih olgusu, tarihi aktaran kişi ve/ya kişilerden bağımsız olarak düşünülemez. Bu yüzden de tarihin gerçekliği aslında metnin gerçekliği ile birlikte işler ve ilerler.</p></blockquote>
<p>Yazının burdan sonraki kısmı <span style="color: #ff0000;"><strong>spoiler</strong></span> içerebilir. Kitabı okumayanların dikkatine.</p>
<hr />
<p>Puslu Kıtalar Atlası aslına bakarsanız &#8220;<a href="https://www.google.com.tr/url?sa=t&amp;rct=j&amp;q=&amp;esrc=s&amp;source=web&amp;cd=1&amp;cad=rja&amp;uact=8&amp;ved=0ahUKEwjC7O3UzN3UAhVEuxQKHTQ_D5AQFgglMAA&amp;url=https%3A%2F%2Fen.wikipedia.org%2Fwiki%2FNew_Historicism&amp;usg=AFQjCNF8XCGmfh3PwHZ5BqwxZ_WgLC4t0g" target="_blank" rel="noopener">Yeni Tarihselcilik</a>&#8221; kuramının tanımına uyan bir kitap özelliğini gösteriyor. İhsan Oktay Anar&#8217;ın Kontantiniyesi&#8217;nde İhsan Oktay Anar&#8217;ın puslu hayal dünyasındaki tarihte geçen romanda yer alan karakterlerin hemen hepsi tarihin sayfalarında şu ya da bu şekilde rol almış kişilerle harmanlanmış vaziyette. Hayali karakterlerinde yanında tarihi şahsiyetler de romanda kendisine yer bulmuş durumda. Örneğin; Aristotales ismi Arap ve Fars kaynaklarındaki okunuş şekli olan &#8220;Aristatalis&#8221; ismi ile karşımıza çıkıyor. Yine bilim insanı, doktor <a href="https://www.google.com.tr/url?sa=t&amp;rct=j&amp;q=&amp;esrc=s&amp;source=web&amp;cd=1&amp;cad=rja&amp;uact=8&amp;ved=0ahUKEwi9xZTX0N3UAhVCnRQKHUa9Bk4QFggmMAA&amp;url=https%3A%2F%2Ftr.wikipedia.org%2Fwiki%2FGalen&amp;usg=AFQjCNFhZd10ibS9pq7bYGxeuAq1QyVyoQ" target="_blank" rel="noopener">Bergamalı Galen</a> gibi tarihi şahsiyetlerinde yanında &#8220;Rendekâr&#8221; ismi ile karşımıza çıkarılan Descartes gibi kahramanları da kitapta görebilmemiz mümkün.</p>
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-974" src="http://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2017/06/puslu-kitalar-atlasi-ihsan-oktay-anar.jpg" alt="puslu-kitalar-atlasi-ihsan-oktay-anar" width="620" height="330" srcset="https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2017/06/puslu-kitalar-atlasi-ihsan-oktay-anar.jpg 620w, https://www.gurkanbilgisu.com/wp-content/uploads/2017/06/puslu-kitalar-atlasi-ihsan-oktay-anar-300x160.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<p>Romanımız için başkahramanımız Bünyamin&#8217;in dünyayı ve varoluşunu anlama ve anlamlandırma serüveni diyebiliriz. Babası Uzun İhsan Efendi&#8217;nin zihninde yarattığı bir dünyayı oğlunun anlamlandırmaya çalışması olarak ifade edebileceğimiz bu yolculukta Bünyamin Konstantiniye&#8217;de başına gelen türlü felaketlerle mücade ederken varlığını anlamlandırma çabasına girişiyor. İhsan Oktay Anar&#8217;ın akademik kariyerini bir felsefeci olarak sürdürdüğünü düşünecek olursak romanda yer alan felsefik ve mistik unsurların fazlalığı bizi şaşırtmamalı diye düşünüyorum. Bunun yanında Anar&#8217;ın Divan Edebiyatı&#8217;na olan merak ve ilgisi kitapta kendisine yer buluyor. Ebced hesabı, kahramanlara şiir yazdırırken aruz kusurlarından söz etmesi ve vezin tamamlaya çalışması yine hat sanatından örnekler vermesi bunlara örnek olarak sayabileceğim unsurlar.</p>
<p>Buraya kadar yazdıklarım roman hakkında bilgiler, yazarın üslubu ve kurmaca üzerine bir kaç kelamdan ibaretti. Yazının bundan sonradaki kısmında Puslu Kıtalar Atlası&#8217;nı neden okumanızı tavsiye ettiğimden söz etmek istiyorum. Ben kitap okurken bir kitabın bana en çok düş gücü ve düşünme yetisi kazandırmasını seven bir insanım. Puslu Kıtalar Atlası benim gibi hayal ve hakikat arasında yaşayan insanların oldukça seveceği bir kitap bence. Yine tarihe ve mistisizme meraklı, postmodern eserlerden hoşlanan kitapseverlerin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Size pek çok şey katacağını düşündüğüm ve Yahya Kemal&#8217;in &#8221; İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.&#8221; sözünü size hatırlatacak bir kitap olduğuna inandığım için bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Kitapta bir pasaj ile yazımı bitiriyorum. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.</p>
<blockquote><p>Ey kör !<br />
Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg&#8217;u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağı&#8217;na varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı ! Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünya&#8217;nın kendisini hiç görebilir mi ?</p></blockquote>
<h6><span style="color: #000000;"><strong>Kitabı satın almak isteyenler:</strong></span> <em>D&amp;R, Kitap Yurdu, İdefix ve Babil gibi sitelere göz atabilir, Kitap fuarları ve sahaflarda indirim kovalayabilirsiniz.</em></h6>
<h6><em>Bunun yanında Puslu Kıtalar Atlası&#8217;nın yine İletişim Yayınları&#8217;ndan çıkan İlban Ertem tarafından hazırlanmış bir çizgi romanı olduğunu da belirtelim ve onu da satın alıp okumanızı tavsiye edelim. </em></h6>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com/2017/06/hayallerin-kitabi-puslu-kitalar-atlasi.html">Hayallerin Kitabı-Puslu Kıtalar Atlası</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.gurkanbilgisu.com">Gürkan Bilgisu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gurkanbilgisu.com/2017/06/hayallerin-kitabi-puslu-kitalar-atlasi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
