Windows’tan Macbook’a Geçiş ve Tecrübelerim

Windows’tan Macbook (MacOS)’a geçiş sonrası yaşadığım deneyimleri anlatmayı planladığım yeni bir blog yazısından herkes merhaba. Malum teknoloji dünyasında söz konusu alan dizüstü ya da masaüstü bilgisayarlar olunca büyük aktörler Microsoft’un işletim sistemi olan Windows ile Apple tarafından geliştirilen MacOS işletim sistemi oluyor. Linux fanları sinirlenmeyin lütfen 🙂 Netmarketshare isimli web sitesinden edindiğim istatistiklere göre son dönemde Windows yüzde %87.58 pazar payına sahipken MacOS kullanıcılarının oransal karşılığı %9.71 şeklinde. İstatistiklere baktığımız zaman müthiş bir Windows üstünlüğü görüyoruz. Ben de Windows 95’le başladığım 18 yıllık Windows macerama Windows 10 ile ara verip MacOS’a geçtim.

Peki neden Windows’tan MacOS’a geçiş yaptım ?

Üniversite yıllarımda satın aldığım ve sekiz yıldan bu yana kullandığım Acer Aspire v3 772-G marka model bilgisayarım artık ben bittim abi beni bırak kendini kurtar demeye başladığı için bilgisayar araştırması yapmaya başlamıştım. Üniversite dönemimde bilgisayar konusunda mobiliteden ziyade performans ve ekran büyüklüğüne önem verdiğimden tercihim farklıydı fakat iş yaşamına atılıp daha çok blog yazmaya ve eğitim öğretim sırasında bilgisayar kullanmaya başlayınca bilgisayardan beklentilerim değişiklik göstermeye başladı. Hal böyle olunca mobilite benim için tercih sırasında ilk sıraya oturdu. Araştırma yaparken çeşitli markaların çeşitli modellerini görüyordum fakat dolar kurundan dolayı fiyatlar aşırı yükseklerden uçuyordu. En sonunda ihtiyaçlarıma uyan iki model arasında kaldım. MacBook Air  ve Huawei Matebook. Kağıt üzerinde Huawei Matebook çok daha iyi donanım ve özellik sunuyordu fakat İphone kullanıcısı olduğum için ve daha önce Macbook deneyimi yaşamadığım için tercihimi MacBook Air’den yana kullandım. Bu yazıyı size MacBook Air ile yazıyorum ve hayatta yaptığım en doğru tercihlerden birisi sanırım bu 🙂

Windows’u bırakınca başın göğe mi erdi ? Ne farkı varmış bu MacOS’un ?

Açıkçası benim gibi sık sık yazı yazan ve eğitim amaçlı bilgisayar kullanan biriyseniz almanız gereken cihaz kesinlikle MacBook Air serisinden bir cihaz olmalı. Performans arayanlar ise MacBook Pro tercihi yapmalı. Windows 10 üzerinde yaşadığım çökme ve kararsızlık problemlerinin hiçbirisini henüz Macbook ile yaşamadım. Bunun dışında doğru program ve eklentilerle cihaz ve işletim sistemi o kadar kullanışlı hale geliyor ki insan gerçekten şaşırıyor. Örneğin ben sağ tık olayının nirvanası olan “Popclip” isimli uygulamayı kullanarak Windows üzerinde bulamadığım konfor ve rahatlığı yakalıyorum. Sağ tık ile herhangi bir uygulama ya da dosyada anında çeviri, arama ve onlarca eklenti ile bir sürü özelliği aktif olarak kullanabiliyorum. Windows’tan Mac’e geçip alışınca hele bir de benim gibi iPhone sahibiyseniz şimdiye kadar neden Mac kullanmadım diyorsunuz. Her şey iOS ile entegre ve sorunsuz bir biçimde çalışıyor. Airdrop ve Airplay kolaylığını zaten bilenler bilir. Bunun dışında MacOS’u özel kılan en güzel özelliklerden birisi Windows tarafında rakibi olmayan touchpad yani trackpad deneyimi. Adamlar nasıl yapmış bilmiyorum ama inanılmaz iyi tasarlanmış ve hayatı ve bilgisayarda yaptığınız her işlemi kolaylaştıran bir touchpad deneyimi yaşıyorsunuz. Bunu anlatamam deneyimlemeniz lazım.

Windows kullanan birisi neden MacOS’a geçsin ki ?

Bu soruya verilecek yanıtlar bir bilgisayar ve işletim sisteminden ne beklediğinize göre değişiyor. Özellikle çalışma alanınız benim gibi eğitim, kodlama, blog yazma, sunum hazırlama ise sürekli hareket halinde her gittiğiniz yere bilgisayarınızı götürme zorunluluğu taşıyorsanız benim size tavsiyem kesinlikle MacBook Air ve MacOS olacak. Zira hem mobilitesi çok yüksek, hem tasarımı ve ısı iletkenliği muazzam (fan sesi duymadım henüz) hem de batarya performansı inanılmaz ! Kullandığım ve denediğim bilgisayarlar içerisinde en iyi batarya performansına sahip dizüstü bilgisayar MacBook Air. Eğer işiniz biraz daha render, çizim, Photoshop, Premiere gibi daha ağır ve güç gerektiren programlarsa yine MacBook Pro serisine yönelmenizi tavsiye ederim fakat iş gaming noktasına geldiğinde burada Windows fersah fersah önde. Eğer satın alacağınız bilgisayarı oyun amaçlı kullanacaksanız kesinlikle Windows işletim sistemi sunan markaların gaming serilerine yönelmelisiniz çünkü Macbooklar her ne kadar bazı oyunları çalıştırsalar da oyun amaçlı üretilen bilgisayarlar değiller. Bu konuda Msi markasını tavsiye edebilirim.

Artıları ve eksileri ile MacOS’u anlatır mısın ?

Artıları

  • Düşük konfügürasyonla yüksek performans sunması
  • Oldukça başarılı pil ömrü sunması
  • İnanılmaz kaliteli bir touchpad (trackpad) deneyimi sunması bu konuda rakipsiz.
  • Yazı yazmak için çok çok başarılı bir klavyeye sahip olması (Şair bunu MacBook Air 2017’den bildirir)
  • Neredeyse kağıt inceliğinde kaliteli ve şık tasarım, yüksek mobilite.
  • Çabucak ve hızlı bir şekilde şarj olması.
  • MacOS’a özel ve stabil çalışan pek çok uygulamaya sahip olma ayrıcalığı.
  • Apple ekosistemiyle tamamen entegre çalışması.
  • Macbooklara özel pek çok aksesuarın olması.

Eksileri

  • MacOS için hazırlanan uygulamaların hemen hemen hepsinin ücretli ve pahalı olması
  • Aksesuar ve yan ürünlerin fiyatlarının çok yüksek olması.
  • Düşük hafıza seçenekleri ve yüksek depolamadaki fiyat farklılıkları.
  • Macbook fiyatlarının görece pahalı olması.
  • Oyun amaçlı kullanım senaryosu sunmaması. (MacBook Air için bu zaten mümkün değil eksik sayamam ama yine de yazayım dedim)

Bir yazının daha sonuna gelirken yine yazmanın verdiği zevki tatmış oldum çünkü cidden bu aletle yazı yazmak büyük keyif. Macbook gerçekten yazma konusunda insanın üretkenliğini arttıran ve verimli çalışmasına olanak sağlayan bir cihaz. Windows işletim sistemine sahip eski bilgisayarımı halen oyun amaçlı kenarda tutuyorum ama yeni sevdiceğim artık MacBook Air ve şimdilik seviyeli birlikteliğimiz sorunsuz bir şekilde devam ediyor. Windows kullanıp MacOS’a geçmeyi planlayanlar olursa belki bu yazı faydalı olur. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Yazar Hakkında
Toplam 104 yazı
Gürkan Bilgisu
Gürkan Bilgisu
Dokuz Eylül Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği mezunuyum. Türkçe'nin yabancı dil olarak öğretimi alanında çalışıyorum. Blog yazmayı, içerik üretmeyi seviyorum.
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

×

Bir Şeyler Ara