cocuklara-turkce-ogretimi

Çocuklara Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi

Yabancılara Türkçe öğretimi alanında çocuklara Türkçe öğretimi konusu büyük önem taşıyan ve üzerinde çok fazla kaynağın olmadığı bir alan diye düşünüyorum. Anadili Türkçe olmayan çocuklara ikinci dil olarak Türkçe öğretimi yapılırken karşılaşılan pek çok problem mevcut. Ben de bir yıllık bir deneyim sonrası çocuklara yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ile alakalı yaşadığım tecrübelerden yola çıkarak tavsiye niteliğinde olan bu yazıyı yazmaya karar verdim. Çocuklara Türkçe’nin yabancı dil olarak öğretiminde tartışma konusu olan ve en çok merak edilen soru ve sorunları maddeler ve başlıklar altında yazmaya çalışacağım. Haydi başlayalım:

Çocuklara yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde alfabe ve okuma-yazma öğretimi nasıl olmalı ?


Alanda çalışan ve çocuklara Türkçe’yi yabancı dil olarak öğreten hemen herkesin en büyük sorunu alfabe ve okuma-yazma öğretimidir. Bu noktada sahada çalışan herkesin kendine göre uyguladığı ve genellikle deneme-yanılmaya dayanan yöntemleri mevcut. Genel anlamda ülkemizde misafir ettiğimiz mülteci çocuklara hedef dil olarak Türkçe öğretiminde alfabe ve okuma-yazma kazanımlarının öğretimi sırasında öğretmenlerin kullandığı okuma-yazma yöntemleri şunlar:

  • Cümle yöntemi
  • Harf yöntemi
  • Ses temelli cümle yaklaşımı modeli
  • Ba modeli (özel öğretim)

Anadili farklı olan yabancı çocukları ele aldığımızda farklı yöntemlerin olması elbette ki işe yarayacaktır. Fakat bu yöntemlerin tümünü aynı anda ve aynı şekilde vermemiz mümkün değil. O yüzden çocuklara hedef dili yani Türkçe’yi öğretirken biz öncelikle hangi teknikle dil öğreteceğimizi belirleyip ona göre bir yol çizmeliyiz. Yol haritamızı öğrenci hazırbulunuşluk düzeyi, sosyo-ekonomik şartları hatta öğrenci anadiline göre belirlemeniz sizin için faydalı olacaktır. Örneğin anadili Arapça olan çocuklara Türkçe öğretimi sırasında “Cümle yöntemini” tercih etmeniz süreci bir hayli zora sokabilir. Çünkü çocukların önceki öğrenmeleri sonraki öğrenmelerine katkı sağlayabilecek düzeyde değildir. Çocuk dili öğrenirken yaşama yakınlık ilkesi gözardı edilmemeli ve yöntemler bu doğrultuda seçilmelidir.

cocuklara-yabancil-dil-olarak-turkce

Çocuklara yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde oyun ve etkinliklerin önemi nedir ?


Dünyadaki tüm çocuklar özellikle küçük yaş grupları oyun oynamayı çok severler. Eğitim programları geliştiren uzmanlar bu durumu gözlemledikleri için oyun ve etkinlik temelli dil öğretim yöntemlerini geliştirmiş ve öğrenme-öğretme sürecini hızlandırmayı hedeflemiştir. Fakat yabancı dil olarak Türkçe öğretirken öğretmenlerin düştüğü en büyük yanılgılardan birisi de bu oyun ve etkinlik meselesidir. Dil öğretimi esnasında oyun ya da etkinlik amaç uğruna kullanılan bir araçtır. Fakat bazı eğitimciler dil öğretimi sırasında araç ve amacı birbirine karıştırıp “dil temelli etkinlik ve oyun öğretimi” yapıyor. İşte yapıldığını gözlemlediğim bazı yanlışlar:

  • Boyama etkinlikleri: Türkçe’nin yabancı dil olarak öğretimi esnasında çocuklara yönelik boyama etkinlik ve oyunları elbette faydalı ve eğlenceli fakat işin ölçüsünü kaçırmamak gerekiyor. Öğrenciye boyama kağıtlarını verip bir ders iki ders boyama yaptırmak yarardan çok zarar getirecektir. Öğrenci kas gelişimini henüz tamamlayamadığı için bir kaç etkinlik sonrası “kolum ağrıyor, sıkıldım” gibi şikayetlerde bulunacak ve güdülenme süreci tehlikeye girecektir. Bu gibi durumlar öğrencilerin derse karşı olumsuz tutum geliştirmesine neden olabilir.
  • Etkinlik bombardımanı: Dil öğretim sürecinde özellikle okuma-yazma ve alfabe kazanımları esnasında etkinliklerin önemi büyük fakat yine yapılan hatalardan birisi de bu etkinlikler meselesinde saklı. Öğrencinin derse karşı tutumunu olumsuz etkileyebilecek nitelikte etkinlikler öğretim sürecinde yer almamalı. Bu tarz yanlışlarda süreç kazanım öğretimi sürecinden etkinlik yapma sürecine evriliyor ve kazanımlar tablosunda öğrencinin öğrenmesi gereken kazanımlar gecikebiliyor. Dikkat etmekte fayda var.
  • Oyunla Öğretim: Türkçe’yi ikinci dil olarak öğrenen küçük yaş düzeyindeki çocukların hemen hepsi dil öğrenimi sırasında oyun oynamayı ve oyunlarla dil öğrenmeyi sever. Yine burada benim dikkat çekmek istediğim husus ile ders planlarken öğretmenlerin amaç-sonuç ilişkisini baz almaları gerekliliği. Bu amaç-sonuç ilişkisi içerisinde öğretmenlerin kazanımlara uygun bir yöntem belirleyip derslerini verimli hale getirmeleri hem öğretmenler hem de öğrenciler için faydalı olacaktır. Aksi halde beden eğitimi dersine çıkar gibi çocukları dışarı çıkarıp ellerine top yahut ip verip oynamalarını söylemenin dil öğretim sürecine hiçbir katkısı olmayacaktır.

yabancilara-turkce-ogretimi

Dört temel dil becerisinin kazandırılması:


Avrupa dilleri ortak çerçeve metninde de yer alan dört temel dil becerisinin dinleme, konuşma, okuma ve yazma geliştirilmesi süreci hem yetişkinlere hem de çocuklara yabancı dil olarak Türkçe öğretimi esnasında önem taşıyan başlıca unsurlardan biri durumunda. Biz özellikle temel düzeyde A1 seviyesinde öğrencilere alfabe ve okuma-yazma öğretimi yaparken konuşma ve dinleme becerilerini gözardı edebiliyoruz. Bu gibi durumlarda öğrenciler dili tam anlamı ile öğrenmek yerine dili ezberlemeye başlıyorlar. Türkçe öğretimi esnasında dinleme ve konuşma becerilerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Hedef dili öğrenen öğrenciler için sınıf içerisinde bir hoparlör ve metin yardımı ile dinleme ve anlama çalışmaları yaptırılmasını kesinlikle öneriyorum, emin olun çok faydasını göreceksiniz. Konuşma etkinlikleri içinde 1 yıllık deneyim sonrası şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki drama ve diyalog temelli konuşma etkinlikleri küçük yaş gruplarında inanılmaz faydalı oluyor. Bu etkinlikleri uygular ve hazırlarken kültür temelli dil öğretimi, ortak kültür, kültür uyumu gibi kavramlara dikkat etmeniz öğrenme-öğretme sürecine olumlu katkı sağlayacaktır.

Son söz:


Genel anlamda çocuklara Türkçe’nin yabancı dil olarak öğretimi ile ilgili kendi gözlem ve deneyimlerinden hareketle bir yazı oluşturmaya gayret gösterdim. Bu alanda çalışacak olan yahut çalışan meslektaşlarıma bu yazının faydalı olacağı inancındayım. Yine onlara tavsiye eğer bu işi severek yapmayacaklarsa hiç yapmamaları olacaktır. Çünkü Türkçe’nin yabancı dil olarak çocuklara öğretimi sabır, zaman, emek ve sevgi gerektiren kıymetli bir iştir. Karşınıza farklı kültürler, sizin görmeye hiç alışık olmadığınız öğrenci davranışları çıkabilir, yeri gelir sizi hayretler içerisinde bırakacak hadiseler ile karşılaşabilirsiniz. Tüm bunların üstesinden gelebilmeniz için daima hazırlıklı olmanız gerek. Son olarak dünyanın en iyi dilbilimcilerinden birisi olarak gösterilen Johan Vandewalle’nin sözleri yol göstericiniz olsun.

…Anadili Türkçe olan bir kişinin kısa cümlelerle düşündüğü, konuşma anında ise bu kısa cümleleri çeşitli yollarla birbirine bağlayarak karmaşık yapılar kurduğu görüşündeyim. Bu “cümle bağlama eğilimi” bazı konuşurlarda zayıf, bazılarında ise adeta bir hastalık derecesinde güçlü olabilir. Bu son durumda ortaya çıkan dilsel yapılar, insan zihninin üstün olanaklarını en güzel şekilde yansıtıyor. Farklı dil gruplarına ait birçok dili incelediğim halde şimdiye kadar hiçbir dilde beni Türkçe’deki karmaşık cümle yapıları kadar büyüleyen bir yapıya rastlamadığımı söyleyebilirim. Biraz duygusal olmama izin verirseniz, bazen kendime “keşke Chomsky de gençliğinde Türkçe öğrenmiş olsaydı… “, diyorum. Eminim o zaman çağdaş dilbilim İngilizce’ye göre değil, Türkçe’ye göre şekillenmiş olurdu…

Yazar Hakkında
Toplam 82 yazı
Gürkan Bilgisu
Gürkan Bilgisu
Dokuz Eylül Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği mezunuyum. Türkçe'nin yabancı dil olarak öğretimi alanında çalışıyorum. Blog yazmayı, içerik üretmeyi seviyorum.
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

×

Bir Şeyler Ara