Gürkan Bilgisu


Kişisel Ağ Günlüğü

14 Ekim 2015
Ekmek Öpen Çocuklara Özlem

14 Ekim 2015 Karaladıklarım 1 Okunma Yorum Yok

  Ne güzel çocuklardı o çocuklar öyle değil mi ama ? İnsan ister istemez kendi çocukluğunu hatırlıyor böyle şeyler görünce.Biz küçükken her şey şimdikinden çok daha farklıydı.. Teknoloji bu kadar gelişmemiş en azından gelişen şeyler geç gelirdi ülkemize. 20. asrın çocuklarıydık biz.

Sokakta top oynamayı cam çerçeve indirmeyi sever, saklambaç oynardık köşe bucak. Ucundan kıyısındanda olsa çocukluğu hakiki manada yaşardık. Ekmek öpen çocuklardandık bizler. Hatırlıyorum da yerde bir lokma görecek olsak bisküvi bile olsa üç kere hızlı hızlı öpüp alnımıza götürür ardından yüksekçe bir yere bırakırdık. Allah taş ederdi sonra, onu bulamayanlarda vardı. Hani diyorya şarkı “Biz büyüdük ve kirlendi dünya.” Evet büyüdük ve kirlendi dünya. Yazın bahçelerdeki hortumlarla birbirmizi ıslatır su savaşı yapar, kışın çıkıp doya doya kar topu oynar kızakla kayardık biz. Baharda çağlalara dalar, ham meyveyi koparır dalından ishal edene kadar kendimizi yer dururduk. Bakkaldan sakız çalan arkadaşlarım oldu benim en saf ve çocukça bir hırsızlıkla. Hoş bakkal bilirdi de sakızları alanları ses etmezdi. Bir sakızdan ne olur diyebiliyordu insan. Şimdiki gibi birbirinin yediği lokmaları saymazdı kimse. Varsa yenir yoksa yenmezdi çünkü. Biz televizyonu gören nesildik ama bizim çizgi filmlerimiz güzeldi.

 Heidimiz,şirinlerimiz,teletapilerimiz,şeker kız candylerimiz vardı bizim. Bugs Bunny’e güler Tom ve Jerry ile eğlenirdik. Tasolar,pokemonlar,baybladerden sonra bozuldu bizim nesil. Hepimiz defalarca izler izler sıkılmazdık Keloğlan’dan, Hababam’dan. Yeşilçam filmlerinin saflığında çocuktuk biz çünkü. Meybuz yer boğazımızı şişirir,üstümüz başımız batana kadar girmezdik eve. Oklavaları,terlikleri vardı annelerimizin. Andımızı okuduğumuz için gocunmazdık mesela. Türküm ,doğruyum, çalışkanım nidaları bize hoş gelirdi. Facebook üzerinden değildi arkadaşlıklarımız. Kan kardeşimiz vardı en basitinden. Ali’nin annesi benim karnımı doyururken ertesi hafta Ali gelir bizim evde yerdi yemeği. Aileler birbirine itimad ederdi o zamanlar. Biz küçükken her nesne ayrı bir güzeldi.

ekmek-öpen-çocuklar

 Hayal mi hakikate hakikat mi hayale galebe bilmem lakin hep çocukluk yıllarımın güzelliklerinin başka olduğunu tasavvur ederim.O saf ve kıymetli hatıraların levhaları hep kafamda dolaşır durur an be an. Şimdi devir farklı. Teknoloji devri devir. “En fazla bir yıl sürer 20. asırlılarda ölüm acısı” derdi şair. 21. yüzyıllılarda siyah gözlük,takım elbise ve başı örten siyah bir yemeniden ibaret ölümler. Şimdi arkadaşlıklar Facebook’ta. Sokaklarda ekmek öpüp yukarı koyan çocukların telaşı yok. Kulağında kulaklık,elinde tablet,cep telefonu ile dolaşıyor şimdiki nesil. Sokakta macun satan amcalar yok. Oysa ne güzeldi o macunların tadı. Sahi nereye gitti o amcalar ? Sokakta oyun oynamayıp sürekli test çözen, bilgisayar ve diğer elektronik aletlerle uğraşan arkadaşları bile reel olmayan nesil Ahmet Haşim’in tanımına uymaz mı sizce de ? “Melali anlamayan nesle aşina değiliz”

Bu yazım blog yazarlarının yazılarını yayınlayan bir online platform olan Dijital Mecmua’nın çıkardığı Bloglifetr dergisinde de yayınlanmıştı.

Buraya tıklayıp yazıya erişebilirsiniz.

Yorum Yap

Copyright © 2017. Tüm hakları saklıdır.